16 Haziran 2016 Perşembe

Büyükada bisiklet turu


Merhaba Bisiklet Yolculuğu okurları…

Bugün sizleri İstanbul’da haftasonu herkesin kafa dinlemek ve stres atmak için tercih ettiği Adalara (Prens Adaları) götüreceğiz. 


Adalarla ilgili anlatılacak söylenecek çok söz var. Biz kısa kesip hemen mevzuya girelim. Bildiğiniz gibi Adalar denilince ilk akla gelen fayton turu ve bisiklet turu oluyor. Çünkü Adalarda bir yerden bir yere ulaşım üç şekilde mümkün! İlki faytonlar, ikincisi bisikletler, üçüncüsü ve en yorucusu yaya ulaşımı şeklinde diyebiliriz. İstanbul’un gürültüsünden ve patırtısından bunalan birçok insan haftasonunu Adalar turu ile taçlandırmaktan geri kalmıyor.





Bizde 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı tatilimizi Adalar’da bisiklet turu yaparak değerlendirelim dedik ve düştü yollara… Pendik’ten Refah Bey ile bisikletlerimize atlayarak Kartal Sahildeki Adalar iskelesine pedallamaya başladık. Yolun yarısında bisiklet turlarımıza katılan Pendik’te esnaflık yapan Ahmet Abi’yle karşılaştık. Kendisi sabah erken çıkmış ve Kadıköy’e kadar pedallayıp geri dönmüş. Yolumuzun üstünde de dönüş molasını vermekteymiş. Ada turumuza onu da davet ettik ve bizi kırmadı, ekibe dahil oldu. 10-15 dakika süren bisiklet yolculuğumuzun sonunda iskeleye ulaştık. Hasan ve Hüseyin arkadaşlarımızda bizi iskelede bekliyordu. Sonra hep birlikte motora bilet aldık. Adalar’a Kartal’dan motorla geçmek için gişeye kişi başı 4 TL ödemeniz ve bisikletiniz içinde yine motorda 4 TL elden görevliye ödeme yapmanız gerekiyor. Bisikletlerinizi de motorun önündeki alana park ediyorsunuz.


Yaklaşık 20-25 dakikalık bir deniz yolculuğunun ardından rotamız olan Büyükada’ya ayak bastık. Adanın yoğun insan kalabalığının arasından kendimizi sıyırarak Hasan ve Hüseyin için kiralık bisiklet hizmeti veren dükkanları gezmeye başladık. Adanın merkezinde bulunan kiralık bisiklet dükkanlarında her zevke ve tarza uygun bisiklet bulmak mümkün! Fiyatlar yaz sezonun olması dolayısıyla epey bir tuzlu geldi. Neyse ki bir bisiklet kiralama dükkanından Hasan ve Hüseyin için ideal iki bisiklet kiraladık. Saati 15 TL olan kiralık bisikletleri biz gün boyu bineceğimiz için 40 TLx2=80 TL ödeyerek kimlik karşılığı teslim aldık. Sonra adanın dik yokuşlarına doğru pedal basmaya başladık.



Büyükada’daki fayton trafiğinin sağlandığı inişli çıkışlı caddeyi takip ederek faytonların kısa turu noktaladığı meydana ulaştık. Meydanın güney tarafına bakan yoldan Aya Yorgi Kilisesine çıkılıyormuş. Meydanın güneş almayan kenarında bulduğumuz gölgelikte 5-10 dakikalık bir mola verdik ve faytonların uzun tur yaptığı ve adanın arkasını dolanan yola doğru bisikletlerimizi sürmeye başladık.






Yolun ilk kilometresini kat ettiğimiz sıralarda ekipten Refah Bey talihsiz bir kaza geçirdi. Bisikletinin ön freni rampa yukarı çıkarken birden kilitlenerek düşmesine neden oldu. Neyse ki verilmiş sadakası varmış. Yaralanmadan kazayı atlattı ve yaşadığı şoku bir süre üstünden atamadı.



Uzun fayton turu etabında birkaç km sonra aşırı sıcaklardan ötürü çam ağaçlarının gölgesinde mola verdik. Doyumsuz manzaranın eşliğinde fotoğraf ve video çektik. Kendimize geldiğimizde tekrar yola koyulduk ve birkaç km sonra adada yıkılan bir ağacı gördük. Ağacı incelemek için durduğumuz sırada şansız gününde olan Refah Bey’in bisikletinin bu seferde vitesleri su koyuverdi. Elimizden geldiğince vitesleri kontrol ve tamir etmeye çalıştık fakat başarılı olamadık. Uygun vites aralığına zinciri getirebilmeyi başardık.







Tekrar yola koyulduk ve adanın güneyindeki uç noktaya ulaştık. Burada yolun kenarı çok uçurum olduğu için yol kenarına kimse uçmasın ve kaza yaşanmasın diye taş duvar örülmüş. Burada da birkaç fotoğraf ve video çekerek tekrar yola koyulduk. Bisikletlerimizi sürdüğümüz yoldan ara ara uzun tur yapan faytonlarda geçiyordu. Uzun tur yolunun bir fayton geçecek kadar dar olması nedeniyle dikkatli ve ayık olmamız gerekiyordu. Yoksa bir at altında kalmak kaçınılmazdı. Biraz daha ilerledikten sonra faytonları çeken atların konakladığı ahırlara ulaştık. Bu noktadan geçerken burnumuzun direği kırıldı desek yeridir. Çok hızlı şekilde bu alanı da geçerek plajın bulunduğu düzlüğe ulaştık. Sonra hafif bir rampa çıktıktan sonra bizi çok keyifli bir yokuş inişi bekliyordu. Faytonların, bisikletlilerin ve insanların oluşturduğu trafikte günün yorgunluğunu atmak için saldık kendimizi boşluğa… Heyecan verici yokuş inişinden sonra tekrar adanın çarşısına ulaştık. Bu arada çarşıya inişte 2-3 tane itfaiye aracı arkamızdan geliyordu. Bilinçsiz ada ziyaretçilerinin yaktığı yada attığı bir izmaritten adada sanıyoruz küçük çaplı bir yangın çıkmıştı. Ada turumuzun uzun tur başlama noktasında da bir yangın söndürme helikopteri görmüştük zaten. O anda ne olduğunu anlayamamıştık. Neyse ki ekipler yangına erken müdahale etmiş olacak ki korkulacak bir şey yoktu.







Çarşıya ulaştığımızda Hasan ve Hüseyin için kiraladığımız bisikletleri teslim ederek ada meydanında birkaç çekim gerçekleştirdik. Çekimleri tamamladıktan sonra ise, adeta adaya çıkarma yapan günü birlikçilerin arasından zar zor geçerek motor iskelesine ulaştık. Dönüş biletlerimizi alıp motorun gelmesini beklemeye koyulduk. İlk motora binme denememiz acemiliğimizden de olacak ki başarısız oldu. İkinci motora nihayet kendimizi attık ve Kartal’a döndük. Motordan indikten sonra da günün yorgunluğunun üzerine bir de Pendik’e kadar pedallayıp Adalar turumuzun finalini yaptık.




Çok keyifli ve maceralı geçen ada turumuz geçmişte güzel bir anı olarak zihinlerimizde kalacak. İstanbul’da yaşıyorsanız yada İstanbul’a ilk defa geldiyseniz sizde Adalara mutlaka gidin ve oranın temiz, sakin ve mistik havası eşliğinde pedal çevirin. Hayatınızın en güzel anlarından birini geçirmiş olacaksınız.


Başka bir bisiklet turunda görüşmek üzere hoşçakalın…













Büyükada Bisiklet Turumuzun 
videolarını buradan izleyebilirsiniz;






Büyükada Bisiklet Turumuzun Rotası;
Powered by Wikiloc

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder